Yürümeden Önce Defalarca Kez Düşünülmesi Gereken Dünyanın En Korkunç 10 Yürüyüş Yolu

Doğa yürüyüşleri, dağcılığa göre daha zararsız ve kolay görünse de, aslında bu yürüyüşlerin de kendi içerisinde büyük tehlikeleri var, örneğin; dik yamaçların olduğu büyük yükseklikler ve bunların oluşturabileceği psikolojik tahribatlar. Eğer bu tutkudan da vazgeçemiyorsak mutlaka ekipmanlarımızın hepsini yanımızda taşımalıyız ki tehlikeyi en aza indirelim. Bu içeriğimizde de doğa sporları tutkunu okuyucularımız için dünyanın doğa yürüyüşü için en korkunç 10 yerini sizler için derledik. İyi okumalar! 🙂

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/posts/wor…

1. Ijen Dağı, Doğu Java-Endonezya

Ijen Dağı’nın tepesindeki krater güzel ama içine dalmak istemeyeceğiniz turkuaz bir göl yer alır çünkü bu göl dünyanın asit oranı en fazla olan gölüdür. Volkandaki yüksek sülfür konsantrasyonu gölü asidik yapar ve gaz hali ateşlendiğinde parlak bir mavi tonunda yanar. Gölü ve mavi alevleri görme ihtimali yürüyüşçüler için oldukça cezbedici olsa da  krater içindeki hava zehirlidir, yani insanlar gaz maskesi takmalıdır.

2. Trift Buzulu, Gadmen-İsviçre

İsviçre Alpleri’nde hızla eriyenTrift Buzulu’nda yürüyüş yapanlar 328 metre yüksekliğinde ve 558 metre uzunluğunda bir asma köprüden geçmek zorundadır. Tehlikeli görünse de  yapısal olarak sağlam olan köprü, eriyen buzul tarafından oluşturulan Triftsee Gölü’nün üzerinden geçmektedir. Çoğu ziyaretçi teleferikle dağın bir kısmına çıkmakta; oradan da köprüye ve buzula yaklaşık iki saatlik bir yürüyüşle ulaşmaktadır.

3. Hua Dağı, Huayin-Çin

Hua Dağı’ndaki tahta yürüyüşü genellikle dünyanın en tehlikeli yürüyüşü olarak nitelendirilir ve bu yürüyüş yeri dağın en yüksek tepesinde yer alır. İsminden de anlayacağınız üzere, bu yürüyüş yolu ortalama bir insan ayağından çok az uzunlukta olan tahtaların dağa çakılmasıyla inşa edilmiştir. Baktığınızda herhangi bir güvenlik önemli yokmuş gibi gözükse de aslında yürüyüş yapanlar kendi hakimiyetlerinde olan bir emniyet kemerine bağladır.

Bu tahtalar ilk olarak  yaklaşık 700 yıl önce Taocu rahip He Zhizhen tarafından kayaya çakılmıştır. O zamandan bugüne tahtalar değişmiş olsa da yer çekimine meydan okuyan tahtalar hala çürük görünüyorlar. Yol, dağın içinde inşa edilmiş Taocu bir tapınağa çıkıyor, ki burası da çıkmaz sokak, yani geri dönüş için de bir tur o tahtalardan geçmek gerekiyor.

Hua Dağı en çok tahta yoluyla ünlü olsa da diğer patikaları da oldukça ürkütücü. Yürüyüşçüler ‘gökyüzü merdivenleri’ olarak bilinen ve neredeyse dikey olan taş merdivenler ve yanlış bir adımla dağın yamacından ölümcül  düşüşe yol açabilecek dar patikalarla mücadele etmek zorundadır.

4. Doll’s Head Trail, Atlanta-ABD

2,5 millik Constitution Lakes Parkı’na eğer bir gün yolunuz düşerse, burada çok farklı nesnelere(bedensiz oyuncak bebek kafaları gibi) tanık olacağınızı bilin. Bu garip eserin mimarı da 2011 yılında parkta bulduğu hurdaları sanatsal(?) bir biçimde bir araya getirmeye başlayan Joel Slaton. 

 Ziyaretçiler de bu parkla ilgili düzenlemeler yapabilir ancak sadece parkta bulunan malzemeleri kullanma ve mevcut sergilere dokunmama şartıyla. Slaton 2019 yılında bir konuşmasında parkla ilgili: ‘Bu yol artık halk tarafından inşa edilen kamusal bir sanattır.’ dedi.

5. Aokigahara Ormanı( Nam-ı diğer “İntihar Ormanı”), Narusawa-Japonya

Fuji Dağı’nın eteklerindeki bu ormanda yılda yaklaşık 30 ila 100 kişinin intihar ettiği düşünülmektedir ve ormanda intiharı önleyecek birçok şeye girişilmiş olsa da hala dünyada  ikinci en yüksek intihar oranına sahip olarak oldukça can sıkıcı bir rekora sahiptir (San Francisco’daki Golden Gate Köprüsü ilk sırada yer almaktadır). 

Yürüyüşçüler, manyetik demirden oldukça zengin bu toprakta ki bu da herhangi bir teknolojik hareketin kesintiye uğrayabileceği anlamına gelir, kendilerini ağaçlarla kaplı bu ormanda kaybolmuş hissedebilirler. Kaybolma ve bir cesede rastlama korkusuna ek olarak, aynı zamanda bu ormanın perili olduğu da iddia edilir. Özellikle doğaüstü güçlere inanlar, Japon Mitolojisi’nde şiddetli bir ölümün yarattığı hayaletler olan yūrei’ye karşı arkasını kollamalıdır.

6. Angels Landing, Utah,ABD

Angels Landing, Zion Ulusal Parkı’nın en ünlü dağ yürüyüşü yerlerinden biri olmasının yanı sıra en ölümcül yerlerinden biri de: 2000′ den beri 14 insanın yaşamına mal olmuş bir yer. Bu etkileyici kaya oluşumunda yürüyüş yapmak, her iki tarafında da 1000 fitlik düşüşler olan jilet gibi ince bir sırt boyunca yürümeyi gerektiriyor, yani kesinlikle yükseklikten korkan insanlar için bir yer değil. Güvenlik olarak da dik patikanın sadece birkaç metre genişliğinin olduğu bölümlerde tutunacak zincirler var ve nihayetinde de herkesi parkın muhteşem manzarası beklemekte.

7. Nyiragongo Dağı, Bulambo-Demokratik Kongo Cumhuriyeti

Yürüyüş yapılacak çok az aktif volkan vardır Nyiragondo Dağı da bunlardan biri ama aynı zamanda en tehlikelilerinden de biri. Bu krater, dünyanın en büyük lav gölüne ev sahipliği yapmakla beraber yaklaşık 820 fit genişliğinde ve 1970 fit derinliğindedir(bu doğal olarak değişebilir). Nyiragongo birkaç on yılda bir patlayarak yakındaki Goma şehrinde ölüm ve yıkıma neden oldu. Kayıtlara göre en son patlama Mayıs 2021’de gerçekleşmiş ve herhangi bir uyarı yapılmadan meydana gelmiştir.

Tehlikeye rağmen, fokurdayan lav gölüne şahit olmak yürüyüşçülere oldukça çekici geldiği için volkana gitmeye devam ediyorlar. Yanardağın 11,385 fit yüksekliğinin tamamını yürümek kolay bir iş değil ve lavların parlak bir şekilde parlayacağının garantisi yok. Park bekçilerinin zirveye çıkmayı başaranlar için bir uyarısı var: Daha iyi görebilmek için eğilmeyin, çünkü bunu yapmak insanların düşerek ölmesine neden oldu.

8. Darién Gap, Panama sınırı-Kolombiya

Herhangi bir yağmur ormanında yürüyüş yapmak parkta yürüyüş yapmak değildir, evet ancak Kolombiya ve Panama arasındaki sınırı kapsayan Darién Gap, en tehlikeli yağmur ormanı yürüyüşü olabilir. Buna rağmen 2022 yılında 250,000 göçmen daha iyi bir yaşam umuduyla Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmek için buradan geçti. Bölgeye ‘boşluk’ olarak adlandırılıyor ve bunun nedeni, Pan-Amerikan Otoyolu’nda 66 millik gerçek bir boşluk olması; vahşi doğanın içinden bir yol inşa etmek çok pahalı ve çevreye çok zarar vereceği için bu yol yapılmadı. 

Bu ormanda yürüyüş yapmak demek, nehirlerden ve bataklıklardan geçmeyi ve genellikle yüksek sıcaklıklarda dik yokuşları tırmanmak demek. Ayrıca hastalık taşıyan böceklerden zehirli yılanlara kadar uzanan ölümcül vahşi yaşamla da mücadele etmek gerek. Çeşitli 16. ve 17. yüzyıl sömürgecileri burayı fethetmekte başarısız olmuş ve yıllar boyunca sayısız kaşif burada hayatını kaybetmiştir.

Yağmur ormanlarından geçen en kolay rota şu anda bir gerilla grubu olan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) tarafından kontrol edilmektedir. Bu rota aynı zamanda silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan kişiler tarafından da kullanılıyor. Açıkça söylemek gerekirse: Öldürülmek, Darién Gap üzerinden geçen insanlar için gerçek bir risktir.

9. Abuna Yemata Guh, Doğu Tigray-Etiyopya

Etiyopya’da çok sayıda kayaya oyulmuş kilise vardır ve en görkemlilerinden biri, yerden birkaç yüz metre yükseklikteki bir uçurumun yüzüne oyulmuş olan Abuna Yemata Guh’dur. Aşağıdaki vadide yapılan bir yürüyüşün ardından, kiliseye gelen ziyaretçiler herhangi bir güvenlik donanımı olmadan uçuruma tırmanmak zorundadır,bunun için de hangi köşelerin iyi el ve ayak tutuşları yaptığını tavsiye edecek rehberler vardır ve monolit kutsal toprak olduğu için insanlar tırmanışı çıplak ayakla yapmalıdır.

Her ne kadar buraya tırmanış ölümcül gözükse de şimdiye kadar kimse ölmemiş. 50 yılı aşkın süredir her gün tırmanışı yapan Peder Assefa 2019’da ‘Rota kutsanmış. Koruyucu azizimiz düşenleri rüzgarıyla kurtarıyor. Yarı yoldan aşağıya, çıkıntıya geri dönüyorlar.’ dedi. İnsanlar kayaya tırmandıktan sonra, küçük kilisenin girişine ulaşmak için dar bir çıkıntı boyunca -bir tarafa doğru büyük bir düşüşle- yalpalayarak ilerlemek zorunda.

10. Caminito Del Rey Hikei Malaga-İspanya

Dikey bir uçurumun yamacında asılı kalmanın heyecanını yaşamak isteyen ama gerçek tehlikenin de en az olmasını isteyen herkes İspanya’daki Caminito del Rey’e gitmelidir. Bu yürüyüş eskiden dar beton yürüyüş yollarında yapılıyordu. Ancak yıllar geçtikçe beton kırıldı ve geriye tehlikeli basamak taşları kaldı. Beş kişi öldüğü için 2000 yılında bu yolda yürümek yasadışı ilan edildi. Tabii ki bir dizi cesur yürüyüşçü yine de hayatlarını riske attı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir