Umut Evirgen ile Alina Boz birlikteliği bir yaz aşkı

 Ömür Gedik: 4 yılın ardından 15 gün tabii ki çok kısa bir süre. Ama belki de kafadaki ayrılığın geçmişi daha eksiye dayanıyordur, bilemeyiz. Bir de artık zaten her şey çok hızlı değil mi? Aşklar, ayrılıklar, yeni başlangıçlar bile…

 Savaş Özbey: 4 senenin üstüne insan deli gibi âşık pozları vermeden önce bir soluklanmaz mı canım? Ne vakit âşık oldun, hangi arada karşı taraf da pişti… Benim aklıma gelen tek olasılık, ayrılık nedeninin de bu olabileceği.

 Orkun Ün: Aslında bu iş karışık. Üzerine çok konuşulur. Bizler 15 gün diyoruz ama kim bilir Alina kafasında o ilişkiyi kaç ay öncesinde bitirdi… Bazen bitirirsin ve kopman zaman alır. Bu ilişkide de öyle olmuşa benziyor.

 Onur Baştürk: Belki de çabuk unutan Mithat Can oldu, nereden biliyoruz ki? Ya da ilişkileri biteli çok uzun zaman önceydi, onu da bilemeyiz. Bu arada bu ilişkinin bir “yaz aşkı” olduğunu düşünüyorum, gelir ve geçer.

Orkun Ün – Ömür Gedik – Savaş Özbey – Onur Baştürk

Bizim Barbie’ler

“Barbie” çılgınlığı sürüyor. Yerli Barbie’lerden en çok kimi beğendiniz bu hafta?

 Orkun Ün: Benim için ilk Barbie, tek Barbie, son Barbie, daimi Barbie Bülent Ersoy’dur.

 Savaş Özbey: Ünlü psikiyatr Arif Verimli Hoca kafasında değilim, “İnsanlık kudurdu” demiyorum bu akım için ama biraz gına gelmedi desem yalan olur. Pembişleri ise ben en çok Ömür’e yakıştırdım…

 Ömür Gedik: Teşekkürler Savaş. Evet, Barbie etkisiyle sahnelerde pembe rüzgârı esti bu hafta. Şarkıcılar arasında en pembe Ajda Pekkan oldu. Oyuncularda ise Eda Ece fark attı bence.

 Onur Baştürk: E şıkkı, hiçbiri…

Saygısızlık

Dilan Çıtak Tatlıses havaalanında telefonda yüksek sesle konuştuğu için tartışma yaşadı. Siz de denk geliyor musunuz böyle insanlara?

 Orkun Ün: Ben çok denk geliyorum öyle tiplere. Hatta hoparlörden konuşanlar, görüntülü konuşanlar falan görüyorum. Saygısızlık bu açık açık. Şımarıklık bir de. Ama uyarmanın da bir üslubu olmalı. Düzgün bir üslupla uyarıp, yaptıkları ayıbın farkına vardırmalıyız böyle insanları.

 Onur Baştürk: Telefonda yüksek sesle konuşmak kadar son ses Instagram ve TikTok videoları izlemek de ayıp.

 Savaş Özbey: CIP’lerde, TAV lounge’larında çok var böyle tipler. Özellikle de genç iş insanları. Adeta ne kadar mühim iş yaptığını dinletiyorlar insanlara. Kendi yüksek sesle konuşuyor, karşı taraf da hoparlörde… Yahu arkadaş, hepimizin işi gücü var. Mecbur muyuz seninkini dinlemeye?

 Ömür Gedik: Her insanın konuşma sesinin desibeli farklı olabilir. Bu bilerek yapılan bir şey değil. Eğer ortamda çocuk falan uyumuyorsa bunu sorun etmeye hiç gerek yok.

Hesaplı bir seçim mi?

Oğuzhan Koç’un yeni klibinde boşandığı eşi Demet Özdemir’e çok benzeyen bir kadını oynatmasına ne diyorsunuz? Acaba unutamadı mı, yoksa “Senden çok var” mesajı mı veriyor?

 Savaş Özbey: İnsanların tipleri vardır. Hatta bir bakarsınız şimdiki sevgilisi aslında bir öncekinin kopyası. Çoğu zaman da farkında olmadan, yaparlar bu tercihleri. Oğuzhan Koç’un bu tercihinin altında da benzer bir psikoloji yattığını düşünüyorum.

 Orkun Ün: Algıda seçicilik de olabilir. Seçmelerde beğendiği insan tipine uygun birini görmüş ve seçmiştir. Ha derseniz ki “Mesaj var mı”, bilmiyorum ya, sanmıyorum.

 Ömür Gedik: Bilerek, hesaplanarak yapılmış bir seçim olduğunu düşünüyorum. PR ekibi tarafından klip konuşulsun, izlensin diye özellikle seçilmiştir. Unutamama değil de “işime bakarım” mesajı gibi geldi bana.

 Onur Baştürk: Doğal bir şey. Bir mesaj vermeye çalışmıyordur bence. Benzer yüz ve profildeki kadınlardan hoşlanıyor demek ki…

Yanlış anlaşıldı

Haftayı bir kafede düzenlenen “speed date”le (hızlı flört) ilgili tartışmalarla kapattık. Nasıl bakıyorsunuz bu tür organizasyonlara?

 Onur Baştürk: Bu tür organizasyonlar eğlencelidir. Özellikle bizim gibi flört için fazla kasılan toplumlar için faydalı da. Hızlıca olaya girmeyi sağladığı için… Esas gözden kaçan mevzu, sırf bu organizasyon nedeniyle kafenin kapatılması!

 Ömür Gedik: Bana komedi içerikli bir TV şovu formatı gibi geldi. O kadar kurgu, o kadar saçma yani.

 Savaş Özbey: Ben çok utanırdım herhalde birinin karşısına “Hadi bakalım birbirimize uygun muyuz” diye oturmaya. Herkes bakıyor olacak, senden atlayacak öbürüne geçecek… Pazarda sebze seçer gibi. Ama ben ölçü değilim, kendi eski kafalılığımla ilgili galiba biraz.

 Orkun Ün: Ya nasıl yanlış anlaşıldı o organizasyon… Eş değiştirme falan diye bastılar o etkinliği ve yasakladılar. Oysa artık insanlar sosyal medyadan, oradan buradan zaten tanışıp flörtleşiyor. Bu onun yüz yüze olanı. Yok yere kurban edildi canım etkinlik. Yazık…

Örnek olsunlar

Kıvanç Tatlıtuğ setlerde günde 8, Hande Erçel de 12 saatten fazla çalışmayacağını açıkladı. Hadi onlar isteklerini kabul ettirebiliyor yapımcılara, diğerleri ne olacak Konsey?

 Ömür Gedik: Saatler herkes için aynı olmalı. 8 ve 12 saat bile çok geliyor bana. Fazlası insanlık dışı. İnsanların özel hayatları var, nefes almaya hakları olmalı.

 Savaş Özbey: Ömür tabii ki haklılar ama kendilerine kadar. Onların böyle bir pazarlık yapma imkânları var. Çünkü kural koyabilecek güçte insanlar. Peki diğerleri?

 Onur Baştürk: Evet aynen, onlar istediğini kabul ettiriyor da, diğer set çalışanları ve oyunculara ne olacak? Dizi sektöründeki uzun saatler çalışma sorunu bu tür star hareketlerle çözülmez maalesef.

 Orkun Ün: Bence öncü olacaklar. Sonuçta herkesin onları örnek göstermeye hakkı var. Kaldı ki doğrusu bu zaten. Çalışmamalı kimse 8 saatten fazla. Yurtdışında uygulanıyor bu kural çoğu yerde. Saati doldu mu ceketini alıp çıkıyor insanlar. İnşallah örnek olur Kıvanç ile Hande.

Sorun olduğu kesin

Murat Cemcir ekürisi Ahmet Kural’ın düğününe katılmadı, konuyla ilgili suya sabuna dokunmayan bir açıklama yaptı. Projeleri için sık sık yurtdışına gidip geldiğini söyledi. Sizce küs mü bu ikili?

 Savaş Özbey: Dışa vurmamaya imtina ettikleri bir sorun olduğu kesin. Yoksa olacak iş mi “Projelerim var” deyip düğüne gitmemek! Ama bilmiyoruz, belki davetli de değildi. Bu açıklamayla durumu geçiştirdi. Bütün bunların arkasında Ahmet Kural’ın Sıla ile yaşadığı süreçte arkadaşını yeterince yanında görememesi olabilir mi diye de düşünmüyor değilim.

 Ömür Gedik: Kankanın düğünü olacak ve sen projelerden bahsedip katılmayacaksın! Tatili ertelersin de düğün bir kere olur. Bence böyle kankalık olmaz, böyle olursa da kanka olunmaz.

 Onur Baştürk: Açıklamadan belli: Umurumda değil, görmezden geliyorum demiş. Küsler yani.

 Orkun Ün: Açıklama komik olmuş. “Yoğunum, tatil bile yapamadım, işlerim çok fazla” vesaire… Yani resmen dalga geçmiş. Hiç yapmasaydı daha iyiydi. İnsan en yakın dostunu öyle bir günde yalnız bırakır mı işi gücü var diye? Bırakmaz. Belli ki küsler. Nokta.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx